Ubıhlar: Dilini kaybetmiş bir halk
Bir kuzeybatı Kafkasya halkı olan Ubıhlar, araştırmacılar
tarafindan Adige halkı ile Abhaz halkı arasında, ama Abhazlara çok yakın bir halk
olarak tanımlanırlar. Ubıhların dil. gelenek, görenek bakımından Abhaz halkına
sıkıca bağlı olduğu görülür. Tarihsel kayıtlarda Ubıhlardan ilk söz eden
Evliya Çelebi'dir. Evliya Çelebi, Ubıhları bir Abhaz aşireti olarak tanımlar. Bugün
Soçi olarak adlandırılan sahil bölgesi halkına "Soçeler" der; onların
bitişik komşusu ve soydaşı olarak Ubıhlardan ve memleketlerinden "Sadşe"
diye söz eder. Evliya Çelebi'nin tanımladığı "Sadşe", Abhazca'daki
''Sadze"den başka bir şey değildir. "Sadze" ise, Ubıhların
Abhazca'daki eski adıdır. Abhazlar günümüzde Sadze ismini Ubıhlarla yan yana, iç
içe yaşamış olan Ciget Abhazları için kullanırlar. Ubıhların Ruslarla savaşı
1830'lu yıllardan sonra başlar. Bu tarihten sonra Ubıhlar ve Kuzey Kafkas halkları
ile Ruslar arasında yıllarca süren çok şiddetli savaşlar olur. 1841-1846 yıllan
arasında tam 88 savaş yapılmıştır. Ubıhlarla Rusların savaşı tam 34 yıl
sürdü. Şubat 1864'te Ubıhlar çember içine alındı. 6 mart 1864'te direniş sona
erdi. Ubıhlara iki alternatif sunuldu. Ya Osmanlı topraklarına göç edecekler ya da
Kuban'da Rusların tespit ettiği yere nakledileceklerdi. Ubıhlar Osmanlı topraklarını
seçtiler. Bu topraklara 25 000 civarında Ubih'ın göç ettiği biliniyor. Ancak, sadece
Plevne Savunmasi'nda 5 000 Ubih hayatını kaybetti
Ubıhlann, özellikle erkeklerinin bu savaşlarda hayatını
kaybetmesi, Ubıhlann asimilasyonunu kolaylaştırdı. Günümüzde eski Ubih yurdunda
hiç Ubih kalmamıştır. Sayılan iyice azalan XIX. yüzyılın efsane halkının
torunları, Türkiye'de dağınık olarak yaşamaktalar
Yitik bir dil Ubıhça
Yabancı dilbilimciler bir gün Ubıhlann yaşadığı bir köye
gelir. Köyün girişinde karşılanna çıkan bir çocuktan kendilerini Ubıhça
konuşanların yanlarına götürmesini rica ederler. Çocuk, yabancı dilbilimcileri
alır ve köyün mezarlığına götürür. Çünkü, Ubıhça bilenlerin hepsi
ölmüştür ve artık Ubıhça konuşan kimse yoktur. Bu trajikomik öykü Ubıhça'nın
durumunu çok iyi anlatmakta. Evet, Ubıhça artık yaşayan dil olma özelliğini
yitirmiş durumdadır. O artık ölü bir dildir. Ubıhça'yı bilen tek kişi kabul
edilen Tevfîk Esenç'in 1992 yılında ölümünden sonra bu dil tarihin karanlıklarına
gömüldü. Bugün Türkiye'de yaşayan Ubıhlar Adigece konuşmaktadır