CERKESLER
Kuzey Kafkasyanın en eski halklarından olan Cerkesler(Adigeler)
bunların ötesinde köklü kültüre sahib bir halk.Herseyden onemlisi Cerkesler ,ne Turk
,ne arap nede Rus tur.Bir cok diger halk gibi cerkeslere adlarını kendileri degil
,baskaları vermis.Onlar kendilerine “Adige” diyorlar.Bu nedenle bir Adigeye kim
oldugunu sordugumuz zaman once Adige oldugunu ,sonra kabile adını sonrada soy adını
söyler. Adigelerin 10 ana kabilesi oldugu bilinmektedir.Bunların baslıcaları
Kbardeyler,Kemguylar,Sapsıhlar,Janeler,Natukaylar,Abzahlar,Bjeduglar,Hatukaylar ve
Makoslardır. Kabardeyler en kalabalık Cerkes kabilesidir.Dogu ve Batı kafkasya
arasında köprü gorevi gören bir cografyada yasayan Kabardeylerin Ruslarla iliskileri
daha fazla olmustur. Besleneyler ise bazı kaynaklarda Kabardeylerin bir kolu olarak kabul
edilir ve genellikle onlarla birlikte anılır.Kemguylarda Adameyler,Segerkoylar,Kiraylar
diye adlandırılan üc gruptan meydana gelmekte Kuban nehrinin güneyindeki düzlük ile
kafkas daglarına kadar uzanan bölgede yasayan Sapsıhların ,Tuapse yakınlarında
oturanlarına “ Kücük Sapsıhlar “ dagların kuzeyinde Kubana dogru oturanlarına
ise ve “Büyük Sapsıhlar “ denir.
1778 e kadar Kubanın sag sahilinde oturan Janeler ise ,Rusların
yaklasması sonucu bu nehrin sol sahiline cekildiler.1864 e kadar Adegum Irmagı boyunca
Psets ile Kholay vadilerinde ,Karkubanski Adasında yasadılar.Dogudan Sapsıhlar
,güneydende Hatukaylar ile komsuydular. Ancak büyük ölcüde bu iki kabileye karısarak
erimis olduklarından ,göc sürecinde nüfusları cok azaldı.Karadeniz kıyılarında
,Taman yarımadasından kıyı boyunca uzanan alanda yasayan Natukaylar da Rusyaya karsı
en faal bir bicimde karsı koyan kabileler arasında yer aldı.Abzahlar ,Kabardeylerden
sonra en kalabalık Adige sülalesidir.Abzahlarda Ruslara karsı mücadelede ön saflarda
yer aldı.Bjeduglar Makoslar vede Hatukaylarda diger kabilelere nazaran daha kücük
kabilelerdir.
Gelenek ve Görenekler
Gelenek, genel anlamda toplum üyelerinin geçmişten gelen ve kökleşmiş alışkanlıklarım ifade eder. Gelenekler kuşaktan kuşağı aktarılan yaptırımlardır. Ve doğal olarak gelenekler zamana ve mekana göre değişiklikler gösterir. Görenekler ise bir anlamda toplumdaki görgüdür ve yaptırım gücü zayıftır. Ancak uzun süre kullanılabilenler geleneğe dönüşür. Kafkas halkları da gelenek ve göreneklerine oldukça bağlı bir toplumdur. "Khabze" adı verilen bu gelenek ve göreneklerde kabile klan ilişkileri, saman adetleri, Hıristiyanlık ve daha sonra kabul edilen islamiyet'in etkilerini görmek mümkündür. 130 yılı aşkın süredir Türkiye'de süren dias-pora hayatı bile gelenek ve görenekleri tamamen ortadan kaldıramamıştır. Bazı değişimlere rağmen, 134 yıl önce göçülen ülkede hala gelenek ve görenekler yaşatılabiliyorsa, bu durum yüzyıllardan beri sahip olunan bir yerleşiklikle, gelenek ve göreneklerin güçlülüğüyle açıklanabilir ancak.
Peki Kafkas kültürü Doğu kültürüne mi yoksa Batı kültürüne mi daha yakındır ? Araştırmacı Hayri Ersoy, bu soruyu şöyle yanıtlamakta: "Çerkes kültürüne Batılı demek zor olduğu gibi Doğulu demek de mümkün değildir. Çerkes kültürünün üpolojisini belirlememiz gerekirse, Kafkasya'da asırlar boyunca oluşmuş özel ve özgün bir kültür olarak degerlendirmemiz gerekir. Ne yazık ki bu çok özel kültür yapışı günümüze kadar tüm hatlarıyla belirlenip bir sistematiğe oturtulamamıştır." Evet, Kafkas kültürünü Batı'ya yakın olmakla birlikte Batı kültürü içinde tanımlamak oldukça zordur. Tam anlamıyla bir Doğu kültürü olduğunu söylemek de mümkün değildir. Ancak islamiyet'in etkisiyle Doğu kültürüne biraz daha yakın durduğu söylenebilir. Yüzyıllardır aynı coğrafyada neredeyse bir arada yaşayan Kafkas halkları arasında gelenek ve görenekler konusunda büyük benzerlikler vardır.