Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


      ABHAZLAR

        Tanrı her ulusa toprak dagıtıyormus.Herkes tanrının huzuruna cıkıp topragının tapusunu alıp gitmis. O gun ortalarda görülmeyen Abhaz,bir gün sonra Tanrı’nın huzuruna cıkıp topragını istemis Tanrı kızgın bir ifadeyle :Neredesin be adam?” diye sormus .Abhazda “Misafirim vardı.Onu ugurlayıp öyle geldim!” demis.Abhazın mazereti Tanrının hosuna gitmis :”Kendim icin ayırdıgım güzel bir yer var.Orayı sana veriyorum “ demis ve Abhazyayı abhazlara vermis . İste Abhazlar ,kuzeyden Kafkas dagları ,güneyden Karadeniz,batıdan Psov ,dogudan İnguri nehri ile Sınırlanmıs bu kücük ülkelerinde paleolitik caglardan beri yasamaktadırlar. Abhazlar,Abhazlar vede Abazalar(abazinler) diye iki ana kitleye ayrılırlar.Abhazlar kendilerine Apsua .Abazinlerde Asua derler.Karadeniz kıyıları boyunca İnguri nehrinden ,Adlerin otesine ve hatta Soci kıyılarına kadar uzanan kıyı seridinde ve İnguri vadisi boyunca ic kesimlerde oturmaktadırlar.Belli baslı oymakları ise ;Ciget,Bızıp,Ahcipsu,Tzabal, ve Aybgalardır.Abhazların bu yesil cenneti ,tarih boyunca bir cok kavmin saldırısına ugramıstır.Ama onlar 1864 yılına kadar bu saldırılara karsı kendilerini vede topraklarını korumuslardır.Ancak takvimler 1864 u gösterdiginde onlarada sürgün yolları gözükmüstür.”Tanrının kendilerine verdigi bu güzelim toprakları evlerini ,anılarıı geride bırakıp yollara düsmüslerdir.” XVIII. yüzyılda İslamiyeti kabul eden Abhazların bir kısmı ,özelliklede Sadz,Ahcıpsı ,Pshoa kabileleri Kuzey Kafkasyalı kardes halklarla birlikte Osmanlı topraklarına sürülmüstür.1867 tarihinde 3500 4000 civarında olan abhaz ailesi rus hükümetinin izniyle Batum Trabzon,Samsun ve Sinop limanlarına tasındı.Daha sonrada 1869 da 578 hane ,1870 te 150 hane ,yani toplam 125 000 abhazın Osmanlı tıpraklarına göc ettigi tahmin ediliyor.Göcler sırasında agırlık olarak Bolu ,Eskisehir ,Sakarya,İzmit,Manisa(Salihli ,Tesvikiye) ,Kütahya ,Bursa.Adana(Tufanbeyli) ,Tokat ,Kayseri vede Yozgat v.s yerlere yerlestirildikleri belirtilmektedir. Bugun Abhazyada 100 000 ,Karacay-Cerkes te 40 000 Abhaz yasıyor.Türkiyede ise bu sayı 500 000 Civarında oldugu belirtiliyor.

      Abhazlar ve konukseverlik

        Abhazların konuk ağırlamak için yaşadıkları söylenir ve bu pek de abartma sayılmaz. Görgü kurallanna göre bir ko­nuğa niçin geldiği sorulmaz. Davetsiz gelen bir konuğa he­men yemek, kalacak yer ve koruma sağlanır. Avludaki en ye­ni ve en iyi bina konukevidir ve bu ev genellikle temiz çarşaf­lar serili birkaç yatakla ziyaretçi kabul etmeye hazır durum­dadır. Bir konuğun kendisiyle birlikte yedi hayır getirdigi ayrılırken bir tanesini alıp ,digerlerini ev sahibine bıraktıgına inanılır.Konuk geldiginde ev sahibi eliyle,konugun başının üzerinde dairesel bir hareket yapar ve ‘’evrendeki bütün kötü ruhlar bana gelsin’ der.Eskiden konuk, ne yaptığına ve kim tarafından izlendiğine bakılmaksızın salt ev sahibi değil tüm toplum tarafindan korunurmuş. Halk arasında anlatılan avcı ile yaşlı adam öyküsü, Abhazların bu özelliğine vurgu yapıyor. Öyküye göre, avcıların kovaladığı bir tav­şan, köy toplantısına katılan yaşlı bir adamın pelerininin altına gizlenir. Bunun üzerine yaşlı adam, tavşanın, konuğu olduğunu söyler ve tavşanı vermeyi reddeder.

        Ev sahibinin konuğa, ziyaretin daima hatırlanması için armağan vermesi de gelenektendir. Misafirlerine karşı cö­mert olmaya çalışan Abhazların "Dostuna vermekten çekin­diğin şeyin, sana da bir yaran olmaz" diyen atasözü de bu anlayışın sonucudur

      Abhazlarda düğün

        "Abhaz düğünü Neşeli ve coşkulu/Ne salona/Ne de eve sığar/Dans ediyorlar/Gençlerin sesleri/Avluyu dolduru­yor/Düğünde hizmet eden/Gençleri mutiulukla/Seyredebilir/Ve masada ne olduğunu /Tahmin edebilirsiniz. /Acıka bir alev seli/Gibi ağzınızı yakar/Piliçler kızartılır/Bir tabağa haçapuri/Dizilir/Ve işte abısta!/ Masanın Thamade'si sorar/Her şey hazır mı /Evet hazır, her şey hazır /ilk konuşma/Kabilenin saygın bir üyesi/Antik bir kaya gibi/Dimdik durur..."

        "Thamadenin (thamade, düğünün organizasyonunu yapan, gelenek ve görenekleri bilen çok genç olmayan bir kişidir) mut­luluk dileyen konuşmasıyla devam eden bu şiir, düğünün Ab­hazlann hayatındaki önemim vurgulamakta. Gerçekten de, Abhaz düğünü denince akla aylarca süren hazırlıklar, dama­dın ailesinin ve tüm komşularının koşuşturması, şarap dolu variller, sığır sürüleri ve çok sayıda tavuk gelir. Düğün mutla­ka damadın evinde yapılır ve masrafı da damadın ailesi karşılar. Asıl kutlama başlamadan haftalarca önce damadın sağdıcı, davet edilecek herkesin tek tek evine giderek düğüne çağırır. Davetlileri çağırma süreci uzundur ve bir hayli seyahat etmeyi gerektirir. Düğünden önce gelin, insanlardan gizlenir. Eskiden gelin, kendi ailesinden ayrılarak kocasının ailesine katılmadan önce, düğün başlayana dek, kocasının akrabalarının evinde birkaç gün ya da hafta kalırdı. Bu uygulama, ye­ni akrabaları ve evin koruyucu ruhlarını ailenin yeni üyesini kabul etmeye hazırlamak için gerekli görülüyordu. Abhaz halk oyunlarının yanı sıra yağlı güreşler ve ödüllü at yarışlan yapılır, kesilen hayvanlar büyük kazanlarda pişirilir ve yanında diğer yemek çeşitleriyle birlikte misafirler ağırlanırdı. Gelen misafirler getirdikleri altın vb takıları geline takarlardı. Bunun dışında da zarf içerisinde para hediye edilirdi. "

Bugün ise gelin, doğrudan kocasmın ailesinin evine git­mektedir. Düğünler ise şehirde kiralanan düğün salonunda yapılmaktadır. Geleneğe göre gelinin annesi, babası ve ailesi­nin düğüne katılmaması gerekir. Evliliklerde kaybolan bir başka gelenek de, kocasının evine katıldığında geline yeni bir ad verilmesidir. Eskiden gelin kocasının evine gittiğinde ona yeni bir ad verilirdi. Gelin de esinin erkek kardeşlerine yeni ad­lar takardı. Bugün kentte yapılan düğünler kaçınılmaz olarak bu özelliklerim büyük ölçüde yitirdi. Aynca, Abhaz geleneklerinde yakın akrabalar arasından ve aynı sülaleden kız alıp ver­mek kesin olarak yasaktır. Aynı mahalleden bile evlenmek pek mümkün olmaz. Bu gelenek Abhazlarda halen devam etmektedir.Evliliklerde abhazla evlilik tercih edilmektedir...."